Kendimden Şüphe Ettiğim Yerden Kendime Dönmek

Yaklaşık altı yıl boyunca narsisizm ve manipülasyonun içinde yaşadım. Bugün bunu söyleyebiliyorum. Ama o günlerde yaşadıklarımın adını koymak, üzerimde bıraktığı etkiyi görmek kolay değildi.

Bir zamanlar sürekli gülen, ışıl ışıl bir kadındım. Zamanla aynaya baktığımda gördüğüm kadını beğenmemeye başladım. Yüzümde kendime yabancı gelen bir yorgunluk vardı. Işığımın ne zaman azaldığını, kendimden ne zaman bu kadar uzaklaştığımı anlayamıyordum.

Sevilmek ve onay almak için o kadar çok şeye “evet” dedim ki sonunda kendi isteklerimi duyamaz oldum. İçimden gelmeyen şeyleri kabul ederken, ne hissettiğimi geri plana attım. Başkalarının beni nasıl gördüğü, benim kendimi nasıl gördüğümden daha önemli hâle geldi. Kendimi böyle böyle kaybettim.

Adeta dipsiz bir kuyuda tek başımaydım.

Arkadaşlarımın sevgisi, ailemin sevgisi, evcil hayvanlarımın varlığı bile içimdeki o boşluğu iyileştirmeye yetmiyordu. Seviliyordum ama o sevgi bana ulaşamıyordu. Bir süre sonra kuyunun karanlığına o kadar alıştım ki kendimi oraya ait hissetmeye başladım. Hatta orayı sever hâle geldim. Şimdi bunu yazmak bile zor, ama yaşadıklarımın bir parçası da bu.

Bunu fark etmek hayatımda ağır değişikliklere yol açtı. Maddi bedeller ödedim. Dost sandığım bazı insanları kaybettim. O dönem bunların her birini bir kayıp olarak gördüm; zaten zorlanırken hayatımdan başka şeylerin de eksildiğini düşündüm.

Bugün geriye baktığımda, o ayrılıkların bazılarının benim için büyük bir kazanç olduğunu görüyorum. Yaşarken canımı acıtan değişimler, zamanla kendime yer açtı. Kimin yanımda olduğunu, hangi ilişkilerin içinde kendimden vazgeçtiğimi daha açık görebildim.

Kendimi o kuyudan ben çıkardım.

Bir anda olmadı. Ağladığım günler, güldüğüm günlerden çok daha fazlaydı. Kendimi anlamaya çalışırken duygularıma baktım. Bu duyguları nerede öğrendiğimi, neden tekrar tekrar benzer seçimler yaptığımı keşfetmeye başladım. Bunları anlamak, yaşadıklarımın sorumluluğunu üzerime almak değildi. Bundan sonra kendimi nasıl koruyabileceğimi öğrenmekti.

Işığımı kendim buldum. Kendi sesimi yeniden duymaya, ne istediğimi ve ne istemediğimi önemsemeye başladım. Sevilmek uğruna verdiğim her “evet”in bana neye mal olduğunu gördüm.

Çok şükür, artık güldüğüm günler çok daha fazla.

Yine de her şeyin tamamen geride kaldığını söyleyemem. Hâlâ kalıntılarını taşıyorum. Bazı sözlerin, bazı duyguların izleri duruyor. Ama bugün o izlere bakarken kendime daha anlayışlı davranabiliyorum. Yaşadıklarımı küçümsemeden, geldiğim yeri de görebiliyorum.

Hiçbir kadın başka bir insanın söylediği sözler yüzünden kendini kıymetsiz hissetmemeli. Kendi değerini sürekli bir başkasının sevgisinden veya övgüsünden öğrenmek zorunda kalmamalı.

Ben bunları öğrenirken çok bedeller ödedim. Bu yüzden yazıyorum. Benzer bir karanlığın içindeki bir kadın, yaşadıklarının adını henüz koyamasa bile kendi duygularını önemseyebilsin diye.

Bir zamanlar aynada gördüğüm kadından uzaklaşmıştım. Şimdi onu yeniden tanıyorum. Neler yaşadığını, ne kadar yorulduğunu ve kendine dönebilmek için ne kadar emek verdiğini biliyorum. Ve artık aynada gördüğüm o kadını çok seviyorum.

Bugün gülerken, o gülüşün bana ait olduğunu hissediyorum.

Yazan: Büşra Gün

Yorumlar

  1. Kalemine sağlık, aynı karanlıktan geçen herkesi derinden etkileyen bir yazı olmuş. Sevgiler!

    YanıtlaSil
  2. O kadar gerçek bir perspektif ki seninki, yaşamayan anlamasa da hissedebilir bu satışlardan. Manipülasyon içinde bir narsistle yaşamanın farkındalığına ulaşıp oradan kurtulmaya çalışmak kararını vermek bile zorken, sen neredeyse sonuna gelmişsin. Hayat her zaman kolay değil ama üstesinden gelebilecek gücümüz olduğunu hatırlattığın için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Tunelin sonu aydinlik dimi? Gelecegim yanina yakinda 🙏

    YanıtlaSil
  4. Yazdıklarınız o kadar derin, cesur ve samimi ki... Altı yıllık karanlık bir sürecin ardından kendi ışığınızı yeniden bulmanız, benliğinizi ellerinizle inşa etmeniz ve en önemlisi aynada gördüğünüz kadını yeniden sevmeniz muazzam bir zafer.
    Kuyunun karanlığını kabullenip oradan kendi çabanızla çıkmış olmanız büyük bir güç simgesi. Ödediğiniz bedeller, kaybettiğinizi sandığınız ama aslında özgürleştiğiniz yükler ve bugün vardığınız o farkındalık noktası çok kıymetli. Üstelik bu yoldan geçen veya şu an o karanlıkta sesini arayan başka kadınlara uzattığınız bu el, yaşadığınız her şeyi dönüştüren çok anlamlı bir iyileşme adımı. İzlerin kalması çok insani; önemli olan artık o izlere şefkatle bakabiliyor olmanız.
    Gülüşünüzün tamamen size ait olduğu, kendi sesinizi özgürce duyduğunuz ve kendinize sevgiyle sarıldığınız bu yeni hayatınızda yolunuz her zaman açık ve aydınlık olsun. Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder